banner186

Bu haber kez okundu.

Demokratikleşme Paketi Alevileri memnun etmedi
Mercan Televizyonu ekranlarında yayınlanan ve izleyicileri ekranlara kilitleyen Usta Televizyoncu Mustafa İlik’in hazırlayıp sunduğu “Söz Sizde” programında bu hafta Alevi kanaat önderleri Demokratikleşme paketi ile ilgili alevi vatandaşların görüşlerini tartıştı.
Programa Alevi Dedesi ve Kanaat önderi Ali Büyükşahin, Hacı Bektaş-i Veli Anadolu Kültür Derneği Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şube Başkanı Mahmut Yapıcı katıldı.
Öncelikle Aleviliğin ne olduğu hakkında bilgiler veren Alevi Dedesi ve Kanaat Önderi Ali Büyükşahin yaptığı açıklamada; “Alevilik, Hazreti Ali taraftarıdır. Alevi ise Hazreti Ali’den yana olandır. Alevi demek hak Muhammed yoluna giren demektir. Hak, yaratan, koruyan, esirgeyen ve bağışlayandır. Hazreti Ali ise Hazreti Muhammed’in (sav) hem damadı hem amcası oğlu hem de çok yakınıdır. Biz Hazreti Ali’yi velilerin ulusu olarak biliyoruz. Bu yüzden kendisine Ali Veliyullah denilmektedir. Alevilik, Allah’a kul olan, Hazreti Muhammed’e ümmet olan, Hazreti Ali’ye talip olan, Kuran-ı Kerim’e tasavvufi ve batıni anlamda yorumlayan 4 kapı 40 makamdan geçerek insan kamil olmayı amaçlayan musahip edinerek ikrar veren, görgüden ve sorgudan geçen bir inançtır. Eşitlikçi, paylaşımcı, evrensel düşünen toplumun kendi tarihsel kültürünü de ekleyerek ortaya koydukları toplumsal, bilimsel ve sosyal inanç sistemine Alevilik diyoruz. Bu tanım Alevilik için çok kısadır, Alevilik çok geniştir. Biz kardeşliğe ve dostluğa çok önem veriyoruz. Alevi kesimlerimiz Cem Evleri’nin resmi statüye kavuşturulmasını istiyor. Cem Evleri ibadet yeri olarak kabul edilmesini istiyoruz. Laik rejiminde Diyanet olmaz. Çünkü devletin resmi dini olamaz. Toplumların dini olur ama devletin resmi dini olamaz. Devlet bu konuda tarafsız kalmalıdır. Diyanetin tüm mezhep ve inançlara eşit şekilde hizmet vermesi gerekiyor. Alevilerin inancına saygı duymak lazım. Alevilerin de kendilerine göre bir yaşam biçimi vardır, bir ibadeti vardır. Bunların yerine getirilebilmesi için Alevilere olanakların sağlanması gerekir. Asimile durumu söz konusu bile olmamalıdır. Bu işten Aleviler çok yoruldular. Türkiye’de Aleviler, daima asimile oldu. Alevi daima baskı gördü. Biz istiyoruz ki artık asimile durumu ortadan kalksın. Alevilerde kendi inançlarını rahatlıkla yerine getirebilmeleri için bir ortam bulsun” dedi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şube Başkanı Mahmut Yapıcı ise; “Biz Aleviler olarak Demokratikleşme Paketinden çok şey bekliyorduk, umutluyduk. Pakette Alevilerle ilgi hiçbir şey çıkmadı. Aslında diğer konularla ilgili de ben bir şey görmedim. Paket beklentilerin altında kaldı. Biliyoruz ki Türkiye’de Kürt sorunu var. Kürt sorunuyla ilgili pakette birkaç hakkın verilmesi var. Ama Kürtler bu hakları beklemiyorlar. Bu hakları zaten kullanıyorlar. Yasal olan bu hakların yasaklığı isimlere verildiği zaman bu haklar yasaktı. Ama buğun görüyoruz ki Kürtlerin en önemli isteği ana dildir. Ana dilleriyle eğitim görmek istiyorlar. Ama ne yazık ki hiçbirisi gündeme getirilmedi. Kürtlerin milletvekilleri 3 yıldır cezaevinde. Belediye başkanları cezaevindedir. Nice insanlar cezaevindedir. Bunlarla ilgili hiçbir şey gündeme getirilmedi. Bunun yanında Alevilerin beklentileri vardı. Biz Aleviler olarak öncelikle Aleviliğin tanınmasını, Alevilerin varlığı kabul edilsin istiyorduk. Ondan sonra Cem Evleri’nin ibadethane olarak kabul edilmesini istiyorduk. Bunların hiçbiri olmadı sadece bir üniversiteye Hacı Bektaşi Veli ismi verildi. Başbakan bir açıklamasında; “Eğer Alevilik Hazreti Ali’yi sevmekse ben de Aleviyim” dedi. Alevinin ne olduğunu, Alevilerin haklarının ne olduğundan başbakanın haberi yok neden mi çünkü bilmiyor. Aleviliğin ne olduğunu bilmeyen bir insandan ne beklenir. 3. Köprünün ismine Yavuz Sultan Selim’in ismi verildi. Biz Aleviler bu paketten çok umutluyduk ama maalesef bütün umutlarımız olumsuz yönde etkilendi. Burada amaç Alevileri asimile etmektir. Alevilik mezhebini Hanefi mezhebine geçirmeye çalıştılar, Aleviliği ayırmaya, bölmeye çalıştılar ama başarılı olamadılar. Aleviler şuanda gerektiği gibi birlik içerisinde hareket etmektedirler. Bizlerde her ilde dernek ve vakıf olarak olsun bir bütün gücüz, ayrılmaya, bölünmeye izin vermeyiz.” Dedi.
Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Adıyaman Şube Başkanı Nusret Tunç ise; “Bir araştırma yapıldı ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki insanlara istekleri soruldu. İsteklerin 1. Sırasında özgürlük yer alıyor. 2. Sırada sağlık, 3. Sırada iş imkanı bulabilmektir. Toplumumuz en çok özgür olmayı istiyor. İşte siyasetçilerde bunu kullanıyor. Demokratikleşme Paketi uzun bir süredir gündemin en önemli maddesi olarak yer aldı. Bir başka ülkede seçilmiş milletvekillerinin cezaevinde olduğunu ben bilmiyorum, görmedim, duymadım. 8 tane milletvekilimize önce devlet sen milletvekili olabilirsin diyerek onayı veriyor. Halkımız oy veriyor ve bu insanlar milletvekili seçiliyor ama hala cezaevindeler, meclise gelmiyorlar. Bugün 3 bine yakın üniversite öğrencisi cezaevindedir. Muhtemelen bu sayının büyük çoğunluğu Alevi gençlerdir. Bir general 4 terfi birden alarak zoraki Genel Kurmay Başkanı yaptılar. Bu durumun başka bir yerde örneği var mıdır? Bunun nedeni ortada Genel Kurmay Başkanı yapabilecekleri Orgeneral kalmamıştı. Bugün generaller ve subaylar ordunun büyük bir kısmı olan insanlar cezaevindeler. Uluslararası çapta olan gazetecilerin bir gecede işlerine son verilerek ekmekleriyle oynanıyor. Bunu sorgulayan var mı? Demokrasilerde bunların sorgulanması gerekmez mi? Ülkemizde bunlara örnek olacak pek çok olay var. Başbakan 11 yıldır iktidarda ve her seferinde demokrasi kelimesini ağzından düşürmüyor. Bizde bu durumdan umutlanıyoruz, hevesleniyoruz ancak olumsuz sonuçlanıyor. 2012 yılında meclis açılışında sayın Cumhurbaşkanı benim değindim bu konulara değindi ve hükümeti uyardı. Cumhurbaşkanı 2 Ekim’de yine aynı şeyleri söyledi yine hükümeti uyardı.  Bir ara Alevilere de değindiler ve bu Alevilerin durumu ne olacak? Dediler. Sayın Başbakan beni şoke eden bir cümle kullandı. Başbakan, “Aleviler kendi içlerinde dağınıklar ve bazı Aleviler Cem Evleri’ni ibadethane olarak kabul etmiyorlar.” Dedi. Sayın başbakandan rica ediyorum. Kimmiş bu dağınık olan ve Cem Evlerini ibadethane olarak kabul etmeyen Aleviler? 20 yıldır bu işin içindeyim. Ben bugüne kadar tek bir Alevinin Cem Evi ibadethane olmaz diyeni duymadım. Sayın Diyanet İşleri Başkanı da aynı zamanda Alevilik, İslam yoludur ifadesini kullanıyor. Şimdi Başbakana mı inanacağız yoksa diyanet İşleri Başkanına mı inanacağız? Önce bir demokrasiye inanalım, önce demokrasiyi içimize sindirelim.” Dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner115

banner185