banner186

Bu haber kez okundu.

“Basın Odası”nda Demokratikleşme Paketi değerlendirildi
Gazeteci Yazarlar Dr. Abuzer Demir, Necati Atar ve Doğan Durgun paket ile ilgili görüşlerini dile getirdiler.
Necati Atar’ın modatörlüğünü yaptığı programda Doğan Durgun hak ve özgürlüklerin paketler halinde verilerek, perakende tarzında olduğunu bu şekilde insanların paketlerin nereye dayanacağını kestiremediğini söyledi.
Doğan şunları söyledi: “Herhalde böyle 7-9 paket sürecek. İktidar özgürlüklerden anlarsa o paketlere gidecek. Harf serbestliği Başbakanlık sitesine de W kullanmadan giremiyorsun. Özel okullarda Kürtçe eğitim yapılması olumlu görünüyor. Başörtüsünün kamuda serbestliği önceden vardı. Burada partilere hazine yardımı olmuş şeyler. Süryanilere ait hazineleştirilmiş arazilerin kendilerine yeniden verilmesi, nefret düşüncelerini baştan olmuş şeyler biraz değişince aslında birazda problemler çıkıyor ortaya. İşin özü itibariyle aleviler ve Kürtler için hazırlandı. Birinci derece Kürt meselesi, süren çatışmasızlık ortamını, barış süreci ile olan süreci bu süreci karşılayacaktır. Birinci adımda PKK’nın çekilmesi, ikinci adımda böyle bir demokratikleşme paketi beklentisi vardı. Bu beklentilerde en önemli olanı da bir kere Türk Ceza Kanunu Terörle Mücadele kanunun kaldırılmasıydı. Bu neden önemli idi. Çünkü özellikle Kürt tarafının talepleri vardı. Burada da siyasetçilerin bu yasa nedeni ile cezaevlerine alınması ve tutuklanması altında yapılıyordu. Terör ve mücadele yasası örgüt üyeliği, örgüt üyesi olmaması adına örgüt adına suç işleme adına düzenleme yapıyordu. Birazda yargının insiyatifine kalıyordu. Bir başka önemli konu içerideki gazetecilerin özgürlüklerine kavuşması için hiçbir düzenleme yapılmadı. O yapılmadığı gibi ana dilde eğitim, seçim barajı var. Tartışılması gereken bir konu Ruhban okulu meselesiydi. Bir beklenti vardı çünkü. Muhtemelen Yunanistan’daki Türk okulları ile ilgili görüşmeler ile olumsuz bir konu çıkınca Türkiye ruban okullarının açılmasına izin vermedi. Memurlara grev hakkı yok yine, nefret suçları ile düzenleme getirildi ama kadına şiddet konusunda yine bir düzenleme yok. Özü itibari ile olumlu olan şeyler var ama şimdi böyle katmer katmer tarzı ile yol gitmek sorunu çözmüyor.” Dedi.
Dr. Abuzer Demir ise, “Paket kısa bir metine sığdırılsa da aslında üzerinde durulması gereken çok önemli konulardan oluşuyor. Şimdi pakete somut ve lehte olanlarla tartışılan olanları ayırmak lazım. Somut ve lehte olanlara örnek verilmek gerekirse herkese herhangi partiye katılma hakkının öngörülür olması güzel bir şey. Düşünün ki bu memlekete bu memleketin aydınlarının %80’i kamuda çalışıyor ve siz buna herhangi bir siyasi düşünceyi yasaklıyorsunuz ama öte taraftan bilim ve başka olaylarla ilgisi daha zayıf olan daha az olan kesmin önünü açıyorsunuz.
Aslında aydın kesimin kanunla 657 memurlar kanunu ile bağlı olması bir handikap. Hem kendisine devletin işleyişini teslim edeceksiniz hem oy kullanma hakları olacak hem de herhangi bir siyasi parti veya siyasi tercih konusunda düşüncelerini ifade etmekten mahrum bırakacaksınız. Böyle bir kararın öngörülmesi bu konuda bir düzenleme yapmayı ön görmüyorum. Genellikle memurlar yetki kim de ise güç kim de ise ondan yana tavır takınıyorlar. Ben şunu iddia edebilirim ki herkesin dine bakışlarına saygılıyım ama şimdi devlet memurlarının %60’ı camiye gidiyorsa, CHP iktidar olsa hiçte bunu din ile açıklamak doğru değildir. Onların din ile olan baskıları daha azdır. Camiye gidenlerin oranı %30’a inecektir. O yıllardan bu yana memurların devlet erkanının olan insanların elinde olan insanların kendilerini güçlü hissetmek için başvurdukları bir yol. İktidar kimde ise memurlar oraya gidiyorlar. Bir diğer somut düzenleme isteği kamu kesiminde türbanın serbest bırakılması aslında fiilen serbesti zaten. Hatta şahidim birkaç olaya kişi sosyal davranışı ve ev içi davranışı, aile içi davranışı türban takmaya elverişli değilse bile iktidara yaranmak için türban takanlara şahit oldum. İdareci böyle düşünüyorsa bende bunu böyle düşündüğümü ifade edeyim, bu da bana kolaylık sağlar diye kazanç beklentisi var. Bir sorun ise yasaklı olan harflerin suç olduğunu bilmiyordum. Bir dili birden fazla dilleri ifade etmek için zaten bizim alfabemiz uygun değil. Başka kelimelerde olabilir. Kelimelere yarayan harfleri yasaklamak konusu akla mantığa uygun değil.” Dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner115

banner185