banner186

Bu haber kez okundu.

“Üniterlik, ırk devleti değildir”
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, TBMM Genel Kurulu’nda Yeni Anayasa vatandaşlık tanımını anlattı.
Metiner, TBMM Genel Kurulunda söz alarak yeni anayasadaki vatandaşlık tanımını anlatarak, “Bir anayasayı demokratik kılan özelliklerin başında hiç kuşkusuz vatandaşlık tanımı gelir. Demokratik vatandaşlık, ırk veya etnisite üzerinden yapılan bir vatandaşlık tanımı değildir. Demokratik vatandaşlık, din veya mezhep ekseninde yapılan bir vatandaşlık tanımı da değildir. Demokratik vatandaşlık, ülkeye ve devlete aidiyet temelinde yapılan bir vatandaşlık tanımıdır. Şayet bir devlet kendini mevcut ırklardan, dinlerden veya mezheplerden biriyle tanımlamaya kalkışırsa o devlet tanımı gereği demokratik olamaz. Demokratik vatandaşlık tanımı, özü itibariyle nötr bir tanımı ihtiva eder. Bu yüzden herkesi kapsayıcı ve kuşatıcıdır.” dedi.
Metiner, “Demokrasinin hür ve eşit vatandaşlar rejimi olduğunun önemle vurgulanmasının sebebi de budur.
Eğer bir ülkede vatandaşların bir kısmı ırklarından, dinlerinden veya mezheplerinden dolayı daha imtiyazlı bir konuma sahip iseler orada demokratik devletten de, dolayısıyla demokratik vatandaşlık anlayışından da bahsetmek mümkün değildir.” dedi.
Türkiye’nin hepimizin ülkesi olduğunu, hepimizin devleti olduğunu söyleyen Metiner, “Bu vatan hepimizin vatanıdır. Bu bayrak, hepimizin bayrağıdır. Devletin resmi dili olan Türkçe, hepimizi ortaklaştıran bir dildir.
Peki farklılıklarımız nerede? Bizler farklı ırklara, dinlere ve mezheplere mensup vatandaşlar topluluğuyuz. Mademki devlet hepimizindir, o zaman hepimizi sözde değil özde eşit gören bir anlayışa sahip olmak zorundadır. Bu yüzden hepimizi kapsayıcı ve kuşatıcı bir vatandaşlık tanımına ihtiyaç vardır. Bu tanım, sadece devlete ve ülkeye aidiyet temelinde yapıldığında kuşatıcı olabilir.” dedi.
Metiner, “Bilinmelidir ki üniter devlet, ırk devleti demek değildir. Devlet eliyle ulus inşa etmeye kalkışmak beyhude bir çabadır. Türkiye’de ulusçuluk ne yazık ki ırkçılık biçiminde devletin resmi ideolojisine dönüştürülmüştür. Bu yüzden farklı ırkların, halkların varlığı inkar edilmiş, farklı olan herkes cebrî asimilasyon istanbul evden eve nakliyat politikalarıyla hizaya çekilmek istenmiştir. Bütün bunların ‘Türklük’ adına yapılmış olması, ‘Türk’ ve ‘Türklük’ kavramının herkesi kapsayan bir anayasal vatandaşlık kavramı olduğu iddiasını da inandırıcı olmaktan çıkartmıştır. Çünkü anayasal bir mecburiyet tahtında Türk olarak kabul ettiğimiz farklı etnik aidiyetlere sahip vatandaşlarımızı hem kendimizden bilmişiz, hem de gayrı muamelesine tabi tutmuşuz. Hem bizdensiniz demişiz, hem de bizimle aynı haklara sahip olma taleplerini bölücülük diye yaftalayarak bugünkü sorunun temellerini atmışız.” dedi.
Metiner, “Türklük, Kürtlük, Araplık vs bizim vatandaşlık tanımımıza esas teşkil edemez. Etmemelidir. Bu devlet, sadece Türklerin devleti değildir ve bu ülkede yaşayan herkes de Türk değildir. Devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi Türk olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olarak kabul etmek gerekir. Bu cümleden olarak Lozan’daki azınlık tanımını da demokratik vatandaşlık anlayışına aykırı olduğu için elimizin tersiyle itmemiz gerekiyor. Farklı dinlere mensup Ermeni, Rum, Süryani ve Yahudi vatandaşlarımız da bu ülkenin eşit vatandaşlarıdırlar. Herkesi ırkına, dinine ve mezhebine bakmadan temel hak ve özgürlüklerde eşitleyen demokratik bir vatandaşlık anlayışına ihtiyacımız vardır. Ülkenin bütünlüğü ancak bu anlayış temelinde sağlanır. Mevcut ırkî aidiyetlerden birini diğerlerinin üstüne çıkarmak veya herkesi bir tek ırkî tanım içine sıkıştırmaya çalışmak, devletin bekasına da, ülkenin birliğine de zarar verir.
Herkesin bu ülkenin vatandaşı olduğunu belirten Metiner, “Hepimiz Türküyle Kürdüyle Lazıyla Çerkeziyle Arabıyla Boşnakıyla Gürcüsüyle Zazasıyla Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşlarıyız. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı, birilerinin iddia ettiği gibi Türkü inkâr etmiyor. Türkiye’nin en başında zaten Türk var. Hepimiz Türkiyeliz. ‘Türkiyelilik’ kavramının en başında da Türk var, ama Türk’le beraber herkes de var. O yüzden hepimiz Türkiyeli olmak noktasında gururla ortaklaşabiliyoruz.” dedi.          
          Metiner, “Gazi Mustafa Kemal’in Birinci Meclis’in açılışında, ‘Efendiler bu meclis sadece Türklerin değil Kürtlerin ve bilumum anasır-ı İslâm’ın meclisidir’ biçimindeki sözleri, sonraki dönemlerde herkesi Türk varsayan anlayış ve uygulamalarla apaçık bir karşıtlık ifade etmektedir. ‘Türk vatandaşlığı’ tanımı bir zarftır. Bu zarfın içi en başında eşit vatandaşlık anlayışıyla doldurulmuş olsaydı tanım sorun oluşturmazdı.” dedi.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, “Ama mazruf; ret, inkâr ve asimilasyon politikalarıyla zarfı birleştirici ve kuşatıcı olmaktan çıkarttı. “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı” tanımı da bir zarftır. Bu zarfın içi pratikte hür ve eşit vatandaşlık anlayışıyla doldurulmazsa karşılığını bulamaz. Son bir uyarıyla konuşmamı noktalamak istiyorum. Bu tanım mes’elesini yeni anayasa yapım sürecini kilitleyen bir mes’eleye dönüştürmemek gerekir. Pekâlâ, bu tanım kanunlarla da düzenlenebilir. Gün, etnik milliyetçilikleri yarıştırma, etnik milliyetçilikler üzerinden kavga maraza çıkartma günü değildir. Kim ki bunu yaparsa devletin bekasına, ülkenin birliğine ve hepimizi ortak vatanda eşitleştirecek demokratik devlete ulaşma idealine zarar verir diyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.” dedi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner115

banner185