Bu haber kez okundu.

Adıyaman Üniversitesi Bal Analizine Başladı

Adıyaman Üniversitesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezinde bölgemizde üretilen balların analizleri teknolojik ortamda ve bilimsel verilere uygun bir şekilde alanındaki uzmanlar tarafından yapılmaya devam ediliyor.

Bal Üzerinde 17 Çeşit Analiz Yapılıyor

Hizmete girdiği günden bu yana çok çeşitli analizler ve araştırmalar yapan Üniversitemiz Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi, balda elektriksel iletkenlik, rutubet, asitlik, diastaz sayısı, suda çözünmeyen madde, ticari glikoz, hidroksimetil furfurol, invert şeker, glikoz, fruktoz, sakkaroz, kül ve nişasta tayini ile birlikte antibiyotik, naftalin, pestisit ve ağır metal kalıntısı olmak üzere toplamda 17 çeşit analiz yapıyor. Böylece bal üreticileri yaptırdıkları analizlerle ürünlerini tescillerken tüketiciler de bal hakkında bilgi sahibi olarak daha sağlıklı ürün tüketebiliyorlar.

“Çalışmalarımız Adım Adım İlerliyor”

Bal analizleri hakkında bilgi veren Üniversite Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Aysel UÇKUN şunları söyledi: “Adıyaman’da bu yıl 123 üretici organik bal üretimine geçiş yaptı. Yurt dışına ihraç edilebilmesi için organik balların analizlerinin akredite laboratuvarlarda yapılması şarttır. Biz de üreticilerden gelen talepler doğrultusunda Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nda bal analizlerinde akreditasyon çalışmalarına başladık, yaklaşık bir yıllık bir sürede akreditasyon sürecini tamamlamayı planlıyoruz”.

“Şeker Oranı Önemli”

“Balda üç ayrı şekerin oranlarına bakılarak balın kalitesi hakkında fikir sahibi olabiliriz” diyen Yrd. Doç. Dr. UÇKUN; “Bunlar Sakkaroz, Glikoz ve Fruktozdur. Sakkaroz miktarı iyi bir çiçek balında %5'in altında, iyi bir çam balında ise 'un altında olmalıdır. Bunun yanı sıra baldaki fruktoz-glikoz toplamı (invert şeker) da iyi bir balda `-65 seviyesinde olmalıdır. Ticari glikoz, yapay tatlandırıcılar, glikoz şurubunun ise Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğine göre balda hiç olmaması isteniyor” dedi.

“Bal Sahte Mi Değil Mi Anlıyoruz”

Dış görünüşüne veya tadına bakılarak bir balın sahteliğinin hiçbir şekilde anlaşılamayacağını belirten Yrd. Doç. Dr. UÇKUN; “Balın kalitesini belirleyen iki önemli parametre, diastaz sayısı ile hidroksimetil furfurol (HMF)’dur. Diastaz enzimi, balın yüksek ısıya maruz kalıp kalmadığının anlaşılmasında bir ayıraçtır. Doğal ve ısıtılmamış ballarda diastaz miktarı oldukça yüksek olup bu tür ballar kaliteli ve çok değerlidir. Diastaz sayısı Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğine göre minimum 8 değerinde olmalıdır, bu sayı ne kadar yüksekse bal o kadar kaliteli olur. Balın kalitesinin anlaşılmasında bir diğer parametre de HMF’dir. Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğinde, HMF değerine 40 mg/kg'a kadar izin verilmekte ve diastaz sayısının tersine HMF değeri düştükçe bal kalitesi artmaktadır” dedi.

“Bal Uygun Şartlarda Depolanmalıdır”

Balın depolanma şartlarının da kaliteyi etkilediğine değinen Yrd. Doç. Dr. UÇKUN; “Uygun olmayan şartlarda depolanan ballarda HMF miktarı ciddi oranda artmaktadır. 65 ve daha üstü derecelerde 24 saat bekletilen ballarda HMF miktarı izin verilen sınırları aşmaya başlar. HMF balın ısıtılmasıyla oluştuğu gibi uzun süre bekletilmesiyle de oluşabilmektedir. Işık, depo sıcaklığı ve nem baldaki HMF miktarını etkileyen faktörler arasındadır. Örneğin, bal cam kavanoz gibi şeffaf bir ambalajdaysa karanlık bir ortamda saklanmalıdır. Bunlarla beraber depolama süresinin normalden fazla olması da HMF miktarını etkilemektedir” dedi.

“Baldaki Kalıntı Sağlık Problemlerine Yol Açar”

Yrd. Doç. Dr. UÇKUN; “Balda kaliteden sonraki diğer bir önemli konu da kalıntı problemidir. Kalıntılar sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle antibiyotik kalıntıları bal ihracatçılarını AB gümrüklerinde zor durumda bırakmaktadır. Bu, Avrupa Birliği'ne ihracatımızın önündeki en önemli engeldir. AB gümrüklerinde ballarımızda tespit edilen antibiyotik (kloramfenikol, nitrofuranlar, tetrasiklinler vs.) ve naftalin kalıntıları ihracatımızı durma noktasına getirmiştir” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bunun dışında pestisitler ve ağır metallerin tayininin de organik ballar için yapılması gerekir. Merkezi Araştırma Laboratuvarımızda kalıntı tayinleri en hassas cihazlarla etkili ve güvenilir bir şekilde uzman kişiler tarafından yapılmaktadır. Antibiyotik ve pestisit kalıntısı analizi LC-MS-MS cihazında, naftalin kalıntısı analizi GC-MS cihazında, ağır metal kalıntısı analizi ise ICP-MS cihazında yapılmaktadır. Organik olmayan, normal koşullarda üretilmiş bir balda istenen genel parametreler; Rutubet, asitlik, diastaz sayısı, HMF, şeker ve ticari glikoz tayinleridir. Organik sertifikalı ballarda istenen parametreler ise; Rutubet, asitlik, diastaz sayısı, HMF, şeker, ticari glikoz, nişasta, suda çözünmeyen katı madde, kül tayinleri ile birlikte antibiyotik, naftalin, pestisit ve ağır metal kalıntısı analizleridir. Laboratuvarımızda hem normal hem de organik olarak üretilen ballar için istenen bu analizlerin hepsi yapılabilmektedir. Organik balların yurt dışına ihracatı için akredite laboratuvar olma yönünde de adımlarımızı attık, yakın zamanda halkımıza bu hizmeti de sağlamış duruma geleceğiz”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner103